8 Nisan 2011 Cuma

Doğum ve Ölüm



Küçük beyin kuzeni , biricik Alp Tuna'mız annesinin karnında 39 hafta konakladıktan sonra aramıza katıldı ve ben resmi kayıtlara "teyze" olarak geçtim. Onu görmeye Ankara'ya gittik. Gördük ve onu çok sevdik.Hoş geldin sefalar getirdin Alp Tuna...

Ve Mahmut Kemal Dedemiz 87 yıl bu dünyada konakladıktan sonra aramızdan ayrıldı. Onu çok sevdik. O olmasaydı Küçük beyin dedesi ve dolayısıyla babası ve dolayısıyla Küçük bey de olmazdı.Nur içinde yat güle güle Mahmut Kemal Dede...

7 Mart 2011 Pazartesi

Diyalog


Ne zaman tam zamanlı bir blog yazarı olacağım acaba?

Küçükbeyimiz büyüyor, 15 Martta tam da 3 yaşında olacak. Şimdiden rahatlamaya başladık. Artık daha uyumlu daha laf söz dinleyen bir çocuk o. Diyalog larına elince zaten uzun süredir ayet büyük çocuk gibi konuştuğundan yazacak birşey yoktu. Ama bu aralar hatırlayamadığı ya da bilmediği kelimelere bulduğu isimlerle üldürüyor bizi ve unutmamak için yazıyorum buraya:)


Vazo: Çiçek kavanozu

Merdane:Hamur açma silindiri

Bisküvi:İncecik kurabiye

Toka:Saç toplama lastiği


Ben bu çocuğun dilini yerim:)



24 Ocak 2011 Pazartesi

Çocuk Olmak ve Pozitif Disiplin Semineri-İyilik Meleği

Dün yağmur yaş demedim onca yolu tepip vardım Iraz'ı dinlemeye gittim . İyi ki de gitmişim.Iraz İstanbul'a geldiğinden beri sanki benim iyilik meleğim oldu. Önce imzalatmam gereken evraklarla az biraz nemrut bir kurum müdürünü beklerken çıktı karşıma.İmzalanmış evraklarla geri döndü. Sonra yaz tatililnde küçükbeyin uyku arkadaşı kaybolduğunda telefona sarılıp onu aradığımda büyük bir içtenlikle ne yapmalıyız onu anlattı ve bu durumdan hasarsız çıkabilmemizi sağladı. Şimdi tam da küçükbeye dur deme zamanı geldi ne yapacağız diye düşünüp dururken bu seminerle çıktı karşıma.
Kuralsız bir hayat rotasız bir gemiye benzer diye başlayıp kendiniz olunla bitirdi...O kadar çok şey söyledi ki 2 saatlik zaman diliminde. Hem sorularımızı cevapladı hem aklına ne geldiyse paylaştı bizimle. Şimdi Iraz'ın engin bilgilerinden yaptığım çıkarımlar sonucu doğru uygulamalarıma devam edip,yanlışlara çeki düzen verip ,bilmediklerimi uygulamaya başlama zamanı.Teşekkürler Iraz . İyi ki varsın. Seni tanıdığım için çok mutluyum...

19 Ocak 2011 Çarşamba

Kelebek Etkisi


"Kelebek etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Adı, Edward N. Lorenz'in hava durumuyla ile ilgili verdiği şu örnekten gelmektedir.

Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD'de fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, Dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir"
diyor vikipedi

Tam da bu konulara kafa patlatırken bu ayki Ntv bilimde de aynı konu işlendi. kelebek etkisi matematikte bilinen bir kavram zaten, bunu çocuk yetiştirmeyle çok alakalı buluyorum ben.


Çocuk yetiştirirken özellikle de ilk yıllarda çocuğa karşı davranış ve tutumlarımızdaki en ufak bir hatanın bile onun ileriki yaşlarında büyük travmalara ya da fobilere neden olabileceğini düşünüyorum.


Buna kısa vadede tanık olmuşluğum da var. Örneğin küçükbeyin uyku saatini 1 saat geçirdiğimde sonraki bir hafta aynı gecikmiş saatte uyumaya başlaması (o bir hafta ben çabalamasam hep böyle gidebilecek olan bir düzen oluşabilir elbette)


Bir çok insanın amaaaaan nolcak canım bir gün de öğlen uyumayıversin diye gaza getirmesiyle uyutulmayan çocuğun, bu uykusuzluğun oluşturduğu bir dizi zincirleme reaksiyonla ki bu reaksiyonlar,huysuzluk-ağlama-yemek yememe-yorgun olduğundan zor uyuma-uyumadığı için anne ve babanın sinirlerini germe-stres yüklenen anne baba ve çocuk arasında stres devir daimi-yemek yenmediği için acıkıp gece uyanma ya da uyuyamama-gece beslenmesi ve gaz-ertesi sabah geç uyanma ve öğlen fazla uyuma-akşam geç yatma...ertesi gün geç kalkma...


Nolcak canım birgün de öğlen uyumayıversin olmuyor işte bak kelebek etkisi oldu.Bi öğlen uyumadı belki 1 hafta huzursuz oldu , uyku saatleri kaydı , biyolojik saatine uymadı vs. vs .


Ya da sabah kakaolu süt isteyen ve kahvaltıdan önce bu sütü içiveren ve çok da masum görünen bu olay sonucu kakaolu sütle tıkanıp kahvaltı yapmayan dolayısıyla öğle yemeğini bekleyemeyip erken yiyen ve akşam yemeğinden önce dayanamayıp bişeyler atıştıran , akşam yemeği yiyemeyen ertesi sabah erkenden kalkıp acıktığı için yine erken yapılan bir kahvaltı ve öğleni bekleyemeyip acıkan bir çocuk.


Noldu sütü verdin kelebek etkisi oldu işte. En az 2 -3 gün düzene sıkmaya çalış yemek saatlerini...


Çok sinirlendim bi kere patlattım eline.Ben de insanım

Ama travma?İlerisi için kötü olur bu ...

Nolcak canım bir kere unutur gider nasılsa...Hatırlamaz bile...


Çİşe alıştırmam lazım , açtım bezini dakka başı soruyorum çişin var mı diye. Hatta zorla oturtuyorum çişini yapsın diye

Ama ileride kendi kararlarını kendisi veren bir birey olması için çişini nereye ve ne zaman yapacağına kendisi karar vermeli değil mi?...

Nolcak canım öyle öyle öğrenecek . Aman çişini sorduk diye cimri mi olacak?


Artık kendi yatağında uyuması gerek bi yöntem varmış onu denedim tuttu. Yatağa atıyosun çocuğu ağlaya zırlaya uyuyor, arada bir gidip sırtını sıvazlaman gerek tabi ben burdayım diye

Ama güveni sarsılmaz mı sana karşı ? Ağlaya ağlaya uyuması onda terkedilmişlik duygusu oluşturmaz mı? En sonunda böyle uyuduğunda yenilgiyi kabullenmez mi?

Amaaan el kadar bebe ne anlayacak terkedilmişlikten,yenilgiden . Kendi kendine uyumayı öğrenecek işte . Nerden hatırlayacak yatakta ağlaya ağlaya uyuduğunu.


Hatırlamayacak evet ama bazı şeyleri öğrenmemiz ya da ondan etkilenmemiz için hatırlamamız gerekmiyor malesef. İlk 4 yılımızı hatırlamıyoruz ama emeklemeyi,yürümeyi,konuşmayı,gülmeyi,ağlamayı,üzülmeyi,sevinmeyi,bir şişenin kapağını açabilmeyi,arkadaşlığı,oyun oynamayı,eğlenmeyi,sıkılmayı ve daha bir çok şeyi o zaman öğrendik. Terkedilmeyi ,yenilgiyi ve güvensizliği de öğrenmiş olamaz mıyız?...


Tüm bu masum görünen davranışlar birer kelebek etkisi değil de nedir ?


Amazonda kanat çırpan kelebeğin A.B.D.'de fırtınaya sebep olabileceğini unutmayalım.










23 Aralık 2010 Perşembe

Zatürre

Küçükken büyüklerimin aman sırtına bişey giy zatürre olursun,aman taşlara basma zatürre olursun,hava çok soğuk sıkı giyin zatürre olursun,...laflarıyla soğuk havanın sebep olduğu bir hastalık olarak tanırdım zatürreyi.Ama öyle değilmiş,mikrobik bişeymiş zatürre,tipik ve atipik diye de çeşitleri varmış,okul çocuklarında özellikle bu aylarda çok sık görülürmüş,tedavisi olan ama uygun tedavi yapılmazsa ölümcül olabilen bir hastalıkmış.

Nereden mi biliyorum?

Benim küçükbeyim zatürre geçirdi.

Bir gün öncesinde hiç birşeyi yokken geçen hafta kuru bir öksürük başladı,o gece biraz ateşlendi üzerinde durmadım,her ateşlendiğinde doktora götüren bir anne olmadım hiç bir zaman,hatta ateş düşürücü bile vermedim,sabaha düşmüştü ateşi zaten.(Gece sık sık kontrol ettim 39'u geçmedi hiç)

Ertesi akşam nefes alıp vermesinde bi tuhaflık hissettim,çok hızlı nefes alıp veriyordu,babası,burnu tıkalı herhalde falan dese de sabah doktora götürdüm.Muayene bulgularında pek bişey göremedi doktor,bronşiti var bronşları tıkanmış bayağı ama biz gene de film çekelim dedi.Filmde atipik zatürre çıktı.6 iğne ve günde 5 kez buhar tedavisinden sonra şuruba geçtik,şimdi iyiyiz,cumartesi tekrar kontrolümüz var.Anneannemiz de geldi çok mutluyuz:)

Aman dikkat,çocukları özellikle bu aylarda kapalı yerlerden ve kalabalıktan uzak tutun

Bu da küçük beyin ilk anlaşılır heykel çalışması,yüzündeki delikleri çatalla yaptı;

29 Kasım 2010 Pazartesi

SOYUT KAVRAMLAR

Kaç yaşında başlar soyut kavramlar hakkındaki sorular acaba?
Küçükbey bu aralar başladı yavaş yavaş.
Geçenlerde bana:"Anne ben kaybolursam olmazım değil mi"dedi
Anneme de ezan esnasında"Anneanne Allah neden görünmüyor?"demiş.
Ve zaman kavramı hakkındaki sorusu çok ilginçti.
Aneannesini özleyeb Küçükbey durmadan "Anne ne zaman gidiyoruz anneanneme?"diye soruyor ve her gün 3 gün kaldı,2 gün kaldı cevapları alarak yatıyordu. Son gün "Yarın gidiyoruz oğlum anneanneye" dedikten sonra yattı ve sabah kalktığında ilk sorusu şu oldu;
"ANNE BUGÜN YARIN MI?"

MERHABA!!!

Bloğum ve bloğumu okuyan ey insanlar merhaba...
Yenilendim ve geri geldim.
4 kilo verim,
Anneme gittim,
Özlediğim ne varsa gördüm,
Kendime yeni giysiler aldım,
Oğlum kaybolan "Ayla"nın yerini "Eda"ile doldurdu,
Teyze oluyorum,
Bebek bey artık benim için küçükbey
çok kısa sürdü belki 1 gün sadece...
Küçükbey artık tuvalete gidiyor,uzun uzun yazmanın anlamı var mı?
Bez bağlamayalım anne dedi ver bitti herşey bu kadar basit olacağını,
O bez paketinin aldığım son bez paketi olacağını bilmiyordum...
Şimdi çok rahatız,
sabah bahçeden bir çiçek koparıp "Anne öğretmenime götürüyorum"diyen bir küçükbeyim var artık!

21 Ekim 2010 Perşembe

Blog Annesi Olmak

İşte bu da blog annesi olmakla ilgili yorumum;

Annelerin Dünyası_Blog Takip Annesi

14 Ekim 2010 Perşembe

En çok tıklananlar

Sevgili Eylül Kuazusu Bahar beni sobelemiş.Kendisine teşekkür ediyorum.

İstatistiklere göre en çok tıklananlar;

1) Pasta Deyip Geçme

2) Gece Boyunca Uyumak

3) Kulplu Silindirler

4)Music Forever

5)Eşleştirme Kartları

5 Ekim 2010 Salı

Köprü Altı

1 ayı aşkın süredir yazamadım. Merak edenler var. Köprünün altından çok sular aktı.
Önce tatil,
Sonra Bebek Beye yuva arayışları.
32 yuva incelemesinden sonra karar kılınan 6 gündür anneanneyle birlikte yarım gün gidilen bir yuva ,
Yeni ders yılının başlaması ve yeni bir ders programına adapte olmaya çalışan ben,
Oğlumun yuvaya alışması sürecinde içinden yazmak değil okumak bile gelmeyen ben,
Nasıl oluyorsa
Annelerin Dünyası'ndayazmaya başlayan gene ben.
Döneceğim yakında...
Beni Koruyun