29 ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2010 Cuma

Ağlama!!!

Bir insan düşündüm, yetişkin bir insan, bağırarak ağlıyor, hıçkıra hıçkıra ,gözlerinden akan yaşlar ağzına doluyor,sonra yere kapaklanıyor,burada tepinerek ağlamaya devam ediyor.Ağlamaktan bağırmaktan neredeyse sesi kısılıyor.
Bu insanı bu kadar ağlatan ne olabilir diye düşündüm.Ben hiç bir zaman böyle ağladım mı?Yaşadığım anları sorguladım sonra bir bir...
En sinirli anımı düşündüm...
En duygusal anımı..
En mutsuz anımı...
En savunmasız anımı...
En mutlu anımı...
Sonra buldum,çok sevdiğim birini kaybettiğimde haftalarca bi damla bile göz yaşı dökmeyip,nice sonra aynı bu şekilde ağlayıp tepinmiştim.Onu geri istiyordum o kadar...

Bunları dün aynı şekilde salya sümük ağlayıp tepinen bebek beye bakarken düşündüm.
Gerçekten bu kadar önemliydi istediği,elinden alınanı geri istiyordu...
Onun küçük dünyasında elinden alınan bu plastik müzik aleti benim büyük(!)dünyamda elimden alınan kişi kadar değerliydi.
Ona plastik müzik aletini geri verdim.
Çok sevdiğim , ama elimden alınan kişinin yadigarı olmasına rağmen...



23 Ağustos 2010 Pazartesi

20 Sene Sonra...

Bebek beyin sabahtan akşama kadar tornavida,çekiç ve bilimum el aletiyle oyalandığını yazmamıştım sanırım buraya. Kontrol kalemiyle tornavidayı ayırtedebilen,gerçek çiviyi gerçek çekiçle muntazam bir şekilde tahtaya çakabilen,avuç taşlama,lokma anahtarı,keski ve bilimum adını benim bile bilmediğim aleti uzaktan bile tanıyabilen bebek beyin tamirci amca ve usta rollarine bürünüp,arada bu rollerden sıyrılıp ben motorcu abiyim diye motor tabir ettiği taş devri arabasıyla kafasında kask evin içini turladığı zamanlarda , 20 sene sonrasını düşünüyorum kafamda.

Özgür yetiştiriyoruz ya çocuğu,kararlarına saygı duyuyoruz,ne giymek isterse onu giyiyor,ne tatmak isterse onu tadıyor, 20 sene sonra ben kendime motor aldım işime ya da okuluma bununla gideceğim diyen bir genci nasıl durdururum ben?


Ben okumak istemiyorum anne gerek yok beni bir ustanın yanına çırak verin ben de usta olacağım diye tutturursa hayır mı diyeceğim??


2 yaşındayken bile kararlarına saygı duyulan bir insan 22 yaşında birden kararları hiçe sayılırsa,onlara karşı gelinirse,caydırılmaya çalışılırsa nasıl hisseder?


Öyle mutlu olursa olsun mu?


Küçük usta kıçında beziyle tamiratını yapmış karşımda aletlerini toplarken bunları düşünmem için çok mu erken?


İşte tam da bu sırada bana dönüp " Toplamama yardim et anne sen çiraksın , ben ustayım , çirak olmadan usta olunmaz!!!"dedi.


Yok yok ben kafayı yiycem galiba...


Beni Koruyun