29 Temmuz 2010 Perşembe

Kukla

Lise yıllarımdan bir parça işte burda








Bu da bebek beyin oda dekoru

Müzik Aletleri

Bunların hepsi müzik aleti. Ne kadar şirinler değil mi?Annem Safranbolu'dan almış hepsini.







Bebeğim büyümüş:))

Bebek beye ilk 6 ay sadece anne sütü verdim,6 ayın sonunda yavaş yavaş başlanan ek gıdalarla süte ilgisi azalsa da 8,5 aylık olana kadar, gün içinde ve geceleri hep emzirdim. 8,5 aylık olduğunda artık emmek istemez oldu . Hafif burun akıntısı olması dolayısıyla da zorla emzirmeye, sağdığım sütü vermeye vs devam ettim 15 gün daha emdi. 9 aylık olduğunda artık emmemek için yeri göğü inletir oldu ve ben de emzirmeyi kestim. Aralık ayında virüslerin kol gezdiği bir dönemde emmeyi bırakarak ağır bir gribal enfeksiyona yakalandı. 10 gün boyunca yattı , ilk bir hafta antibiyotik kullanmadık , bu sırada bebek beye kordon kisti teşhisi konuldu -ki buna fıtığın değişik bir versiyonu da denilebilir ve acil ameliyat gerektiği için antibiyotik tedavisi gördü. Enfeksiyon geçince kolay ve başarılı bir kordon kisti ve sünnet operasyonu geçirdi. Bu tarihten sonra da ne kadar çabalasam da emmedi. Sağılan sütü de içmedi. Bu onun tercihiydi.Sonra bebek sütlerine geçildi. 1 yaşından sonra da uht sütle bir 4 ay daha geçti , sonra mail gruplarındaki dostlarımız sayesinde aysun sütü keşfettik. O gün bugündür de aysun sütten her gece kocaman bir bardak gün içinde de , ya da bazen sabah kahvaltılarında da severek içiyoruz.



Bunları anlattım çünkü dün akşam bebek bey, "şimdi banyo yapıp, süt içip,kitabımızı okuyup uyku zamaanıııııııı" dediğinde, dolapta hiç süt kalmadığının aklıma dank etmesiyle yaşadığım dumur,eşimin şehir dışında olması ve benim kalkıp bebek beyle süt almaya gitmemin zorluğu ve apt.görevlisinin acil işi çıkması dolayısıyla süt alacak başka kimsenin olmaması ve komşuda da sütün kalmamış olması ve bebek beye "süt kalmamış oğlum, bu gece de yatmadan önce su içmeye ne dersin?"sorum üzerine hiç de beklemediğim bir şekilde"tamam anne bu gece de su içerim" demesi benim için bebek beyin artık YOKtan anlayan , kocaman bir çocuk olduğunun göstergesidir.



28,5 aylık kocaman bir çocuk...



Bu da bebek beyin ameliyata girmeden az önceki hali

Zaman tüneli

Temmuz 2008

Temmuz 2009

Temmuz 2010

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Şimşek

Bunu yakalamak için 1 saat balkonda oturan sevgilimin zaferi

Türkçe Şarkılar

Bebek beyin dinlediği müzikleri yayınlamıştım daha önce . Bunların arasında özellikle raffinin "old mac donald had a band" ini ,"baa baa black sheep"ini ve "wheels on the bus"şarkısını müzikal olarak sevse de biraz da olsa benim Türkçelerini uydurup söylememle ve görüntülerle desteklememle şarkıların ne anlattığını bildiği için daha da seviyor.(yes sör yes sör tri begs fullll derken eliyle 3 gösteriyor örneğin) Dolayısıyla anlamını bildiği şarkıların yani Türkçe şarkıların yeri ayrı. Dinlediğimiz Türkçe şarkılar da bunlar;
-Bay mikrop
-Benim annem güzel annem
-Beyaz bulut
-23 Nisan
-Dedemin gözlükleri
-Güzel kitabım
-Haftanın günleri
-Kedi
-Kırmızı balık
-Küçük kurbağa
-Müzikli alfabe
-Sar sar makarayı
-Taşıtlar
-Trafik
Ve benim engin repertuarımdan çıkıp da kulağına yer eden şarkıları asıl kaynağından dinleme isteği üzerine internetten bulup da çaldığımız şarkılar

-Anlıyorsun değil mi?(Barış Manço)
-Arkadaşım Eşek
-Ayı
-Zordur almak bizden kızı
-Fayton(Ezginin günlüğü)
-Bakkal amca(Mahmut Tuncer:))(Sabahın 6 sında kalkıp bakkal amcayı dinliycem anne diyen bir kişilik oldu bebek bey)
-Yallah şoför(İbrahim Tatlıses)
-Havada bulut yok
-Zeynebim
-Çanakkale Türküsü


Bir de çok severek oynadığımız bir oyun oldu benim şarkıları mırıldanmam ve bebek beyin de o şarkının hangi şarkı olduğunu bulması...

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Deniz Üstü Köpürür...

Anne hadi ben de kullanayım

Ve bebek bey tam yol ileri giderken bir şarkı tutturur; Dalgaaa,dalgaaaa bizi neden ıslatıyosun?Dalgaaa dalga bizi neden ıslatıyosun? Dalgaaaa dalgaaaa bizi neden ıslatıyosuuun?...

18 Temmuz 2010 Pazar

Elektrik Prizleri

Prizler oldum olası beni çok ama çok korkutur. Bir keresinde dışarıdan eve girdiğimde annem mutfakta birşeylerle uğraşıyordu. Bebek beyi sordum, odasında oynuyor dedi. Koridordan kafamı uzatıp baktığımda bebek bey, plastik koruma takılmış prizi yerinden çıkarmış inceliyordu. Arkasından kabloları görünen elde evirilip çevirilen fazlardan birine dokunmaya belki de ramak kalan priz!Odaya nasıl koştum elinden nasıl kaptım nasıl çığlık panikle bağırdım bilinmez...
O gün hemen babasıyla bir elektrikçiye gidip kaçak akım rölesi aldık.
Bunu evde sigorta kutusuna bağlıyorsunuz en ufak bir kaçak akımda sigorta atıyor. Sonra oynasın bebeler prizlerle dert değil.
Yalnız kaçak akım röleleri çok hassas olduklarından evdeki tesisatın çok eski olmaması gerekiyor yoksa sigorta kendiiğinden atar. Aynı şekilde beyaz eşyalar ve diğer elektrikli cihazlarda da herkandi bi küçük kaçak -ki bu miliamperler değerinde yine sigortayı attırmaya yeter.
Bebeği özellikle küçük ve meraklı olanlar düşünsünler derim...

16 Temmuz 2010 Cuma

Labuat

Paylaşmadan duramadım;

Tıklayın

13 Temmuz 2010 Salı

Özgürlük??

Günlerce balkondan dışarıyı seyretti kedi hanım , kaç kere yeltendi aşağıya atlamaya kim bilir?Ne zaman balkona çıksam gözü dışarılarda. Onunla arkadaşlık etmek için kovalamalarıma aldırmadan bizim balkona tırmanan sarman da kesmedi onu.Bir gece baktım ki aşağıda , korkmuş, sinmiş binanın dibine, zar zor getirdim eve. Sonra 2,3,4...Derken bir akşam yolun taaa aşağılarından koşarak geldiğini gördüm. Ooooo dedim iş işten geçmiş içeri dışarı kedisi olmuş bizim kedi hanım. Şİmdi kafası esince iniyor bahçeye,gezip tozuyor,börtü böcek avlıyor gönlünce,yorulunca da üç hamlede tırmanıyor balkona , bizlerin yanına kirli patileriyle.


Yukarıda anlattıklarım beni çok mutlu ediyordu. Ta ki pazar sabahı saat 6 sularında Bebek bey "o ne anne?" diye salonun ortasındaki yolunmuş tüyleri ve boynu bükük yatan zavallı kuş yavrusunu gösterinceye kadar.Artık soruyorum kendime;

Birilerinin özgür olması , başka birilerinin özgürlüğünün elinden alınmasına eş midir?
Bu doğa kanunu mudur?


P.S.Bu konuda eşimin yorumu:"O kedi hayatta kuş muş avlayamaz, ağaçtan düşen ölü kuşu alıp gelmiştir eve merak etme"
P.P.S.Kedi hanımın tüm aşıları tamamlanmıştır.

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Kaptan Kaba Damlalıkla Sıvı Aktarma


2 adet cam kap

gıda boyası
damlalık(Asıl kullanılan damlalıktan Türkiye'de yok , benim kullandığım az sıvılar için ama iş görüyor)
Tepsi
Temizlik için sünger
Renklendirilmiş sıvı önce sol kaptan sağa sonra sağdan sola damlalıkla aktarılır.
Önce bir defa ben yaptım sonra bebek beye bıraktım.

Son Gelişmeler

Artık çocuklara yarardan çok zarar verdiğini düşündüğümüz için oyun grubuna son verdik.Biraz birbirlerini özlesinler istedik. Biz anneler de küçükleri babalarına bırakıp yalnız buluşmaya karar verdik.

Oyuncaklarla konuşma, onları besleme birlikte havuza girme, kaydıraktan kayma, sarılıp öpme....Bir sonraki aşamada oyuncakların yerini arkadaşlar alacaktır diye umut edip bir huzurlanıyorum...

Sabahtan akşama kadar Türkçe,İngilizce, Afrika dillerinde şarkılar dilinde ("ol mek danıld hepiniiiiiz...ia ia oooo","dallari bastı kiraz dumaduma dum",baa baa blek şip evinini vul yes sör yessor tii bek ful")

Kavanozların,paketlerin üzerini okuma("ayran içilir ama sakız yutulmaz yazıyo anne orada")

Motor hastalığı devam ediyor,;("Anne börgır kinge gidelim belki börgır king abi görürüz, kaskını takar,motoruna biner gider","Anne bak orda börgır king abi var , hayır oğlum onlar müşteri,hayııır anneeee giysilerinde börgır king var amaaaa")


Anneannemiz gittiiiii, başbaşa kaldık bakalım

Eylül için yuva aramalarına devam

9 Temmuz 2010 Cuma

Ahtapot Paula

Bu ayki Meraklı Minik dergisinde görünce bayıldık ve Dünya Kupasının kahin ahtapotunun dişi versiyonu Paula 'yı yaptık .Bizimki henüz bir kehanette bulunmadı ama Bebek bey onu çok sevdi. Yapılışına gelince;

Kalın örgü yününden 50 cm uzunluğunda 24 adet kesiyoruz.

Bunları tam ortadan fazla sıkı olmamak koşuluyla bağlıyoruz.

Bir parça pamuğu araya koyarak sevimli ahtapotumuzun kafasını oluşturmak üzere tekrar bağlıyoruz,

8 e bölerek saç örgüsü yapıyoruz.

Kırtasiyeden alıdığımız gözleri ya da delgeçle beyaz kağıdı delmek suretiyle oluşturulan ve ortaları siyaha boyanmış (ki ben böyle yaptım) gözleri yapıştırıyoruz.

Ve işte karşınızda Ahtapot Paula...