1 Eylül 2011 Perşembe

Bebek Bakımı

Bu aldığım notları unutmadan buraya kaydetmeliyim . Hem de çevreden bana gelen sorulara yanıt mahiyetinde:)
Yeni doğan bebek;
İlk 40 gün mümkün mertebe dışarı çıkarmamalı
Fazla gürültülü ve kalabalık ortama asla sokulmamalı
Gün içinde perdeler örtülü loş ışıkta uyumalı uyanık olduğunda direk güneş ışığına maruz bırakılmamalı
Her ağladığında beslenmeli(anne sütü),yeni beslendiyse ve hala ağlıyorsa doyduğundan emin olunduktan sonra ortamı değiştirilmeli ve kucakta tutulmalı (tabi ki anne kucağı)
Gece uykusunu karanlıkta uyumalı
Gece uyuyrken altı değiştirilmemeli
Alt değiştirme işi bebekten bebeğe göre değiştiğinden sık sık kontrol edilmeli,özellikle kaka asla bekletilmeden alınmalı.İlk aylar kaynamış ılıtılmış su ve pamukla temizlenmeli.Yazsa yıkana da bilir.
Sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde günde 7 ve 7 günde 1 kaka normaldir denir.
Toz pudra ciğerlere zarar vereceğinden kullanılmamalı.Çok hassas ciltler hariç pişik kremi kullanmak gereksiz.Sık alt değiştirip temiz tutulursa kreme gerek yok .İlla da bişey sürecem derseniz sıvı pudra uygundur.
Bebeğin cildine kozmetik krem,nemlendirici şu bu sürülmemeli.
Kuru ciltliyse ve tabi ki doktora danışarak bebe yağı kullanılabilir.
Bebek sudan çıktığı için suyu sever.Her akşam ılık bir banyo ve bebek masajı uykuya dalışını kolaylaştırır.Ayrıca uyku rutini oluşması açısından da iyidir.
Bebek her akşam bu rutin esnasında uyuyacağını anlar ve kendini hazırlar.Bebekler sürprizleri sevmezler.Ne olacağını bilmek isterler.
Gün içinde onunla bol bol konuşmak iyidir.Şimdi kirli bezini çıkarıp tertemiz bez takıcam popona vs gibi..
3 aylık bebek
Artık uykuları düzene girmiş hatta kaka saatleri bile belli olmuştur. Yavaş yavaş sosyalleşmeye başlar.Etrafını izlemesine izin verilmelidir,örneğin mutfakta hafif dik pozisyonda sizi görebileceği bir yerde ve tabi ki güvenli bir biçimde bırakılabilir.
Bebeklere asla televizyon seyrettirilmez.
Sadece anne sütü alıyorsa su dahi verilmemelidir.
6 aylık bebek
Ek gıdalara geçiş önemlidir.
Bebek anne sütüyle beslenmeye devam etmeli ancak yavaş yavaş diğer besinlerle tanıştırılmalıdır. Her seferinde sadece tek bir çeşit gıda verilerek çeşit yavaş yavaş arttırılır.Böylece her hangi bir gıdaya alerjisi olup olmadığı rahat anlaşılır.
Doğru yemek alışkanlığı için altın kurallar ;
Bebek yemeye ASLA zorlanmamalıdır.Hatta denenecek gıda çok aç olmadığı ve keyifli olduğu anlarda denenmelidir.
Artık oturabiliyorsa mama sandalyesinde ve masada birlikte oturularak yedirilmelidir.
Örnek menü(Menüdeki tüm gıdalar tek tek ve ayrı günlerde denendikten sonra)
08:00:Anne sütüyle çeyrek bebek ekmeği,çeyrek yumurta sarısı ezilerek hazırlanmış kahvaltı
10:00:Cam rende ile rendelenmiş taze mevsim meyvesi
12:00:Havuç çorbası
16:00:Yoğurt
Aralarda ve ana besin olarak ANNE SÜTÜ
Bu ilk aşamada 16:00 dan sonra ek gıda vermek uyku kalitesini bozacağından verilmemelidir.
Bebek 1 yaşına kadar ek gıdalar arttırılarak tüm tatlara alıştırılmalıdır.
Bu arada inek sütü,bal,fındık fıstık,alerji yapan meyveler 1 yaşına kadar ASLA verilmemelidir.
Artık kendi kendine uykuya geçişe yavaş yavaş alışmalıdır. Bununla ilgili bir çok yöntemden bebeğe ve size uygun biri seçilip uygulanmalıdır.
Eline değişik dokularda kumaş parçaları verilmelidir.
Bu ayda kitap okumaya başlanabilir. Renkli ama gerçek resimlerden oluşan kitaplar tercih edilmelidir.
1 yaşında bebek
Artık sizinle aynı sofraya oturup yemek yiyebilir.
Porsiyonlar az olmalıdır.Tabağını bitirmeye zorlanmamalıdır. Ne kadar yemek istiyorsa o kadar yemelidir.Acıkırsa mutlaka yiyecektir. Anne sütü takviyesi de devam etmelidir.
Dışarıda ne kadar vakit geçirirse o kadar deşarj olur.Parkta ve yaşıtlarıyla yan yana oynamak ona iyi gelir.
P.S.Yukarıda yazılanlar sadece bir anne tarafından yazılmış tavsiyelerdir. Bilime aykırı olmasa bile bilimsel uzman görüşü değildir.

10 Temmuz 2011 Pazar

Sinema

09.07.2011. Küçük beyin ilklerinden biri ilk kez sinemaya gittik.işte buna
85 dakika idi film güzel miydi eh işte küçük bey sıkılmadan seyretti arada salonda gezinip koltukları falan da inceledi.Bir ilk olarak kaydettim ben de buraya epeydir uğramamıştım . Hadi bana eyvallah.

Malumunuz yaz geldi bizi uzuuuun mu uzun bir tatil bekliyor. Oğlumla bisiklete binmek , yüzmek,gezmek,dans etmek,resim yapmak,müzik yapmak,oyun oynamak , gülmek ve eğlenmek gerek...

8 Nisan 2011 Cuma

Doğum ve Ölüm



Küçük beyin kuzeni , biricik Alp Tuna'mız annesinin karnında 39 hafta konakladıktan sonra aramıza katıldı ve ben resmi kayıtlara "teyze" olarak geçtim. Onu görmeye Ankara'ya gittik. Gördük ve onu çok sevdik.Hoş geldin sefalar getirdin Alp Tuna...

Ve Mahmut Kemal Dedemiz 87 yıl bu dünyada konakladıktan sonra aramızdan ayrıldı. Onu çok sevdik. O olmasaydı Küçük beyin dedesi ve dolayısıyla babası ve dolayısıyla Küçük bey de olmazdı.Nur içinde yat güle güle Mahmut Kemal Dede...

7 Mart 2011 Pazartesi

Diyalog


Ne zaman tam zamanlı bir blog yazarı olacağım acaba?

Küçükbeyimiz büyüyor, 15 Martta tam da 3 yaşında olacak. Şimdiden rahatlamaya başladık. Artık daha uyumlu daha laf söz dinleyen bir çocuk o. Diyalog larına elince zaten uzun süredir ayet büyük çocuk gibi konuştuğundan yazacak birşey yoktu. Ama bu aralar hatırlayamadığı ya da bilmediği kelimelere bulduğu isimlerle üldürüyor bizi ve unutmamak için yazıyorum buraya:)


Vazo: Çiçek kavanozu

Merdane:Hamur açma silindiri

Bisküvi:İncecik kurabiye

Toka:Saç toplama lastiği


Ben bu çocuğun dilini yerim:)



24 Ocak 2011 Pazartesi

Çocuk Olmak ve Pozitif Disiplin Semineri-İyilik Meleği

Dün yağmur yaş demedim onca yolu tepip vardım Iraz'ı dinlemeye gittim . İyi ki de gitmişim.Iraz İstanbul'a geldiğinden beri sanki benim iyilik meleğim oldu. Önce imzalatmam gereken evraklarla az biraz nemrut bir kurum müdürünü beklerken çıktı karşıma.İmzalanmış evraklarla geri döndü. Sonra yaz tatililnde küçükbeyin uyku arkadaşı kaybolduğunda telefona sarılıp onu aradığımda büyük bir içtenlikle ne yapmalıyız onu anlattı ve bu durumdan hasarsız çıkabilmemizi sağladı. Şimdi tam da küçükbeye dur deme zamanı geldi ne yapacağız diye düşünüp dururken bu seminerle çıktı karşıma.
Kuralsız bir hayat rotasız bir gemiye benzer diye başlayıp kendiniz olunla bitirdi...O kadar çok şey söyledi ki 2 saatlik zaman diliminde. Hem sorularımızı cevapladı hem aklına ne geldiyse paylaştı bizimle. Şimdi Iraz'ın engin bilgilerinden yaptığım çıkarımlar sonucu doğru uygulamalarıma devam edip,yanlışlara çeki düzen verip ,bilmediklerimi uygulamaya başlama zamanı.Teşekkürler Iraz . İyi ki varsın. Seni tanıdığım için çok mutluyum...

19 Ocak 2011 Çarşamba

Kelebek Etkisi


"Kelebek etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Adı, Edward N. Lorenz'in hava durumuyla ile ilgili verdiği şu örnekten gelmektedir.

Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD'de fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, Dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir"
diyor vikipedi

Tam da bu konulara kafa patlatırken bu ayki Ntv bilimde de aynı konu işlendi. kelebek etkisi matematikte bilinen bir kavram zaten, bunu çocuk yetiştirmeyle çok alakalı buluyorum ben.


Çocuk yetiştirirken özellikle de ilk yıllarda çocuğa karşı davranış ve tutumlarımızdaki en ufak bir hatanın bile onun ileriki yaşlarında büyük travmalara ya da fobilere neden olabileceğini düşünüyorum.


Buna kısa vadede tanık olmuşluğum da var. Örneğin küçükbeyin uyku saatini 1 saat geçirdiğimde sonraki bir hafta aynı gecikmiş saatte uyumaya başlaması (o bir hafta ben çabalamasam hep böyle gidebilecek olan bir düzen oluşabilir elbette)


Bir çok insanın amaaaaan nolcak canım bir gün de öğlen uyumayıversin diye gaza getirmesiyle uyutulmayan çocuğun, bu uykusuzluğun oluşturduğu bir dizi zincirleme reaksiyonla ki bu reaksiyonlar,huysuzluk-ağlama-yemek yememe-yorgun olduğundan zor uyuma-uyumadığı için anne ve babanın sinirlerini germe-stres yüklenen anne baba ve çocuk arasında stres devir daimi-yemek yenmediği için acıkıp gece uyanma ya da uyuyamama-gece beslenmesi ve gaz-ertesi sabah geç uyanma ve öğlen fazla uyuma-akşam geç yatma...ertesi gün geç kalkma...


Nolcak canım birgün de öğlen uyumayıversin olmuyor işte bak kelebek etkisi oldu.Bi öğlen uyumadı belki 1 hafta huzursuz oldu , uyku saatleri kaydı , biyolojik saatine uymadı vs. vs .


Ya da sabah kakaolu süt isteyen ve kahvaltıdan önce bu sütü içiveren ve çok da masum görünen bu olay sonucu kakaolu sütle tıkanıp kahvaltı yapmayan dolayısıyla öğle yemeğini bekleyemeyip erken yiyen ve akşam yemeğinden önce dayanamayıp bişeyler atıştıran , akşam yemeği yiyemeyen ertesi sabah erkenden kalkıp acıktığı için yine erken yapılan bir kahvaltı ve öğleni bekleyemeyip acıkan bir çocuk.


Noldu sütü verdin kelebek etkisi oldu işte. En az 2 -3 gün düzene sıkmaya çalış yemek saatlerini...


Çok sinirlendim bi kere patlattım eline.Ben de insanım

Ama travma?İlerisi için kötü olur bu ...

Nolcak canım bir kere unutur gider nasılsa...Hatırlamaz bile...


Çİşe alıştırmam lazım , açtım bezini dakka başı soruyorum çişin var mı diye. Hatta zorla oturtuyorum çişini yapsın diye

Ama ileride kendi kararlarını kendisi veren bir birey olması için çişini nereye ve ne zaman yapacağına kendisi karar vermeli değil mi?...

Nolcak canım öyle öyle öğrenecek . Aman çişini sorduk diye cimri mi olacak?


Artık kendi yatağında uyuması gerek bi yöntem varmış onu denedim tuttu. Yatağa atıyosun çocuğu ağlaya zırlaya uyuyor, arada bir gidip sırtını sıvazlaman gerek tabi ben burdayım diye

Ama güveni sarsılmaz mı sana karşı ? Ağlaya ağlaya uyuması onda terkedilmişlik duygusu oluşturmaz mı? En sonunda böyle uyuduğunda yenilgiyi kabullenmez mi?

Amaaan el kadar bebe ne anlayacak terkedilmişlikten,yenilgiden . Kendi kendine uyumayı öğrenecek işte . Nerden hatırlayacak yatakta ağlaya ağlaya uyuduğunu.


Hatırlamayacak evet ama bazı şeyleri öğrenmemiz ya da ondan etkilenmemiz için hatırlamamız gerekmiyor malesef. İlk 4 yılımızı hatırlamıyoruz ama emeklemeyi,yürümeyi,konuşmayı,gülmeyi,ağlamayı,üzülmeyi,sevinmeyi,bir şişenin kapağını açabilmeyi,arkadaşlığı,oyun oynamayı,eğlenmeyi,sıkılmayı ve daha bir çok şeyi o zaman öğrendik. Terkedilmeyi ,yenilgiyi ve güvensizliği de öğrenmiş olamaz mıyız?...


Tüm bu masum görünen davranışlar birer kelebek etkisi değil de nedir ?


Amazonda kanat çırpan kelebeğin A.B.D.'de fırtınaya sebep olabileceğini unutmayalım.