1 Ekim 2009 Perşembe

aysun the sütçü


Çocukluğumun sütçü teyzesini hatırlıyorum ve bu sütçü teyzenin her 2-3 günde bir bana ve kardeşime bidon bidon süt taşıdığını da. Liseyi bitirip de üniversiteye başlayana kadar her gece uykuyla uyanıklık arası annemin bize birer bardak süt getirmesi ve bir dikişte içtiğimiz bu sütlerin tadı hala damağımda, çünkü bu sütün aynısı hatta belki daha güzelini şimdi oğlumun sütçü teyzesi aysun the sütçü getiriyor bize.Üyesi olduğum montessoriegitimi grubundaki yazışmalardan varlığından haberdar olduğum aysun hanım trakya da bir çiftlikte ineklerini hem de müzik eşliğinde sağıyor ve ineklerine yapay hiçbir yem yedirmiyor , onlara çocukları gibi bakıyormuş.

Çiğ süt mü pastörize süt mü? sorusunun cevabını buldum.Araştırmalarım neticesinde pastörizasyon işleminden sonra sütteki prebiyotikler yok oluyor ve süt barsaklara tamamen yabancı bir sıvı haline geliyor, bizlerin süt içme nedeniyse tam olarak buymuş zaten,kalsiyumu vs yi peynirden , yoğurttan,ordan burdan alıyoruz . Bize asıl gereken prebiyotikler , kaynatınca bu prebiyotiklere bişeycik olmuyor ve süt süt olarak kalıyor.Hem de mis gibi...



Siz de çiğ süt içmek isterseniz buyurun şuraya bir mail atın yeter ;



Hiç yorum yok: