8 Haziran 2010 Salı

TAHAMMÜLSÜZLER!

Bu adam , muhteşem süs havuzlu çay bahçesine koyduğu üç beş tavuğu -ki bence kuğu ya da ördek daha iyi olurdu- neşe içinde kovalayan çocuklara TAHAMMÜL edemez. Tavuklarının neşesi kaçmıştır çünkü. Tavuk kışkışlar gibi kovalar çocukları…

Bu hatun kişisi, İstanbul – Ankara seferi yapan trenin örtülü kuşetlisinde 2 yaşında bir çocuğun gece mızırdanmalarına hadi o neyse de sabah cıvıldamalarına TAHAMMÜL edemez. Pazarlık yapmaya çalışır onunla lutfen der biraz daha uyuyayım. 2 yaşındaki çocuk anlamaz onu . Devam eder konuşmaya , hatun kişi annesine saldırır bu kez , ilgisizlikle falan itham eder onu …

Bu kadın –kocamandır bu kadın dediğim 50 sine yakın - kilitli bahçe kapısının önünde bişeyler eşeleyen köpeciğe taş atar. TAHAMMÜL edemez bir başka yaratığa , kendisi gibi insan(!)olmayanlara…

Bu kadın da bu adama TAHAMMÜL edemez. 2 yaşındaki çocuğu alır başlar kovalamaya tavukları, adam hiçbir şey diyemez.

Bu kadın hatun kişiye de TAHAMMÜL edemez, zaten yorgundur, üzgündür, rahatınıza düşkünseniz umumi trende yolculuk yapmayacaksınız der, 2 yaşında çocuğa laf anlatılamayacağını anlatır tane tane , hatun kişi de anlamaz onu…

Bu kadın o kadına da TAHAMMÜL edemez. Niye atıyorsun o taşları köpeğe ne zararı var sana? diye sorar uzaktan. Cevap vermez öbürü devam eder taşlamaya hayvanı. Hayvan kaçar, o kadın mutlu ve gururludur köpeği evinden uzaklaştırdığı için ama bu kadın hala unutamamıştır bu TAHAMMÜLSÜZ insanları , yazıp durmaktadır baksanıza …

2 yorum:

Hilal dedi ki...

ne isterler dili olmayan canlılardan bilmem. o tahammülsüzlere de benim hiç tahammülüm yok doğrusu!

ayşegül dedi ki...

off,gıcık yaratıklar...