8 Ağustos 2008 Cuma

Sihirli Flüt


Flüt çalmaya merak sarmamın üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen , nota şöyle dursun kulaktan dolma tek bir parça bile çalamayışımın nedeni nefesimin bu enstrümanı çalmaya yetmeyişi olabilir . Hele ki flütümü elime aldıktan bir hafta sonra artık aletin bozuk olduğuna kanaat getirmiş onu aldığım yere geri göndermeyi düşünürken flütten hasbelkader çıkan ses beni rezil olmaktan son anda kurtarmıştı.

Belki de flüt benden yeterince ilgi görmedi ve onun için sustu . Bir enstrümana merak sardıysanız eğer vaktinizin çoğunu ona harcamalı onu yanınızdan bir dakika bile ayırmamalı gerekirse saatlerce onunla uğraşmalısınız ki o da size karşılığını versin. Bense bunu yapmadan, kılımı bile kıpırdatmadan flüt çalabilmeyi umdum hep, karşılıksız versin istedim bu enstrüman bana , onu satın alırken ödediğim para yeterli olur sandım hep . Elime alıp her çalabilmeyi umduğumda ya nefesim yetmedi onu konuşturmaya ya parmaklarım yetmedi ya zamanım yoktu ya nota bilmiyordum ,ya..Bin bir bahane sunuyordu önüme konuşmamak için öylece susuyordu…

Şanssız bir flüt benimki , zavallı bir flüt …Varoluş amacına hiçbir zaman hizmet edemeyecek tozlu raflarda paslanacak ,hiçbir zaman konuşmayacak hep susacak …

Oysa öyle bir flüt varmış ki…Tüm flütlerin gıptayla baktığı bir flüt , alman bir ustanın elinden çıkmış bu flüt saf gümüşten yapılmış , sesi o kadar güzelmiş ki duyan hiç susmasın istermiş . Elbette bu “sihirli flüt “ kendiliğinden konuşmuyor onu konuşturmayı başaran bir de müzisyen varmış…Dünyaca ünlü flüt sanatçısı “Şefika Kutluer” den söz ediyorum . Bir gün konserlerinden birinde susmuş flütü, ne yaptıysa konuşturamamış onu ve sonradan öğrenmiş flütünün sustuğu günün flütü yapan ustanın öldüğü gün olduğunu.

Sanatçının World of Lullabies isimli cd si şu aralar benim kurtarıcım olduğu için yazdım bu yazıyı , bizim bebek bey biraz huysuzlanıyor uykudan önce , takıyoruz Şefika Kutluer World of Lullabies ‘ i , cd çalara , basıyoruz düğmesine birden sakinleşiyor bebek bey , flüt sesini çok seviyor anlaşılan,müziğin geldiği yöne doğru dönüyor önce sonra bana bakıyor bir süre ,gözleri kayıyor, buluşuveriyor uyku kardeşiyle …

Belki bir gün flüt sesini seven biri benim zavallı flütü çıkarır kutusundan ve onu konuşturuverir kim bilir …

Hiç yorum yok: