8 Kasım 2012 Perşembe

Ubuntu


         Bugün Küçükbey'in okulunda atletizm yarışması varmış. Yaklaşık 40 kişilik 5 yaş grubundan ilk üçe girene yarın madalya vereceklermiş. Cocugumun daha  5 yaşında sporun madalya için yapıldığı gibi bir izlenime kapılmasını istemem . Hiç madalya alamazsa neden spor yapayım ki zaten madalya alamıyorum diye düşünmesini ise hiç istemem. Bu diğer 37 çocuk için de geçerli tabi ki.
Böyle meta peşinde koşan bir nesil nereye varır bilemem. Kapitalizmin çıkış noktası tam da budur bence. Yok ben çocuğumu agaoglu olsun diye göndermiyorum oraya. Yarın hesabını soracağım.
         Ubuntu sadece bir işletim sistemi değil aynı zamanda Afrikalı Zulu kabilesinde "ben,biz olduğumuz için ben' im "demekmiş. Vaktiyle bu kabileyi ziyarete gelen bir yabancı buradaki çocuklara bir oyun öğretmiş. Ağacın altına meyveler yerleştirmiş , uzaktan bu ağaca doğru koşmalarını istemiş. Ağaca ilk varan meyvelerin sahibi olacakmış. Cocuklar el ele tutuşarak ağaca aynı anda koşmuş ve meyveleri hep birlikte yemişler. Adam şaşırmış ve neden böyle yaptıklarını sormuş. Çocuklar, sadece birimizin diğerleri mutsuzken mutlu olması mümkün değil, biz ancak hepimiz mutluyken mutlu olabiliriz cevabını vermişler. Meyveleri sadece içimizden birisi yeseydi sadece bir kişi mutlu olacaktı, oysa şimdi hepimiz mutluyuz demişler.

Hiç yorum yok: